a throw - Turc Anglais Dictionnaire

a throw

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "a throw" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 2 résultat(s)

Anglais Turc
Idioms
a throw n. kişi başı
a throw n. tanesi

Sens de "a throw" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
throw a banquet v. ziyafet vermek
throw someone a smile v. birine tebessüm etmek
throw a fit v. nöbeti tutmak
throw a glance at v. şöyle bir bakmak
throw out a bill v. kanun tasarısını reddetmek
throw a vehicle into gear v. arabanın motorunu vitese almak
throw a lasso at v. kement atmak
throw light on (a matter) v. açıklığa kavuşturmak
throw a glance at v. bakış atmak
throw a monkey wrench in the works v. işi bozmak
throw on a coat v. palto giymek
throw a party v. parti düzenlemek
throw a fit v. çılgına dönmek
throw someone out of a window v. birisini pencereden atmak
throw a hood over one’s head v. kafasına çuval geçirmek
throw a hood over one’s head v. başına çuval geçirmek
throw a snowball at someone v. birine kartopu atmak
throw someone in a dumpster v. birini çöp konteynırına atmak
throw someone in a dumpster v. birin çöp konteynerine atmak
throw oneself under a subway v. kendini metronun altına atmak
throw oneself under a train v. kendini trenin altına atmak
throw a snowball v. kartopu atmak
throw in as a bonus v. (bir şey alana yanında ücretsiz bir şeyi) hediye olarak vermek
throw a ballroom party v. balo vermek
throw a ballroom party v. balo düzenlemek
throw a party v. parti yapmak
throw a coin into the fountain v. çeşmeye bozuk para atmak
throw a light/shadow v. ışık/gölge vurmak
throw a fit v. çıldırmak
throw a litter v. (kedi, köpek) yavrulamak
a stone's throw away from prep. iki adım uzakta
a stone's throw away from prep. bir adım mesafede
a stone's throw away from prep. bir taş atımlık mesafede
a stone's throw away from prep. iki adımlık yerde
Colloquial
the tickets for the dinner were $40 a throw expr. kişi başı yemek biletlerinin fiyatı 40 dolar
$100 a throw expr. tanesi $100
$100 a throw expr. kişi başı $100
Idioms
throw a party v. parti vermek
throw a party v. davet vermek
throw a monkey wrench into v. işin içine etmek
throw a sprat to catch a mackerel v. kaz gelecek yerden tavuk esirgememek
throw a spanner in the works v. işin içine etmek
throw a curve v. ters köşe yapmak
throw a fit v. tepesi atmak
throw a monkey wrench in the works v. köstek olmak
throw someone a curve v. ters köşe yapmak
throw someone for a loop v. birini eşekten düşmüş karpuza döndürmek
throw someone for a loop v. köşeye sıkıştırmak
throw a stone at the window v. cama taş atmak
throw a spanner in the works v. işleri kösteklemek
throw a monkey wrench in the works v. tekerine çomak sokmak
throw a monkey wrench in the works v. oyununu bozmak
throw a monkey wrench in the works v. işi bozmak
throw a monkey wrench in the works v. işin içine etmek
throw a monkey wrench in the works v. planı suya düşürmek
don't have a window to throw it out of v. içecek ayranı olmamak
don't have a window to throw it out of v. fakirlikten kırılmak
don't have a window to throw it out of v. fakirlik fukaralık içinde kıvranmak
throw somebody for a loop v. şok etmek
throw somebody for a loop v. şok etkisi yaratmak
throw somebody for a loop v. soğuk duş etkisi yapmak
throw a monkey wrench in something v. engellemek
throw a monkey wrench in something v. tekere çomak sokmak
throw a monkey wrench into the works v. taş koymak
throw a spanner in the works v. işi bozmak
throw a monkey wrench into the works v. çarkına etmek
throw a monkey wrench in something v. pişmiş aşa su katmak
throw a monkey wrench in something v. taş koymak
throw a spanner in the works v. çarkına etmek
throw a monkey wrench into the works v. içine etmek
throw a spanner in the works v. mani olmak
throw a monkey wrench into the works v. engellemek
throw a monkey wrench in something v. işi bozmak
throw a monkey wrench in something v. çarkına etmek
throw a monkey wrench in something v. içine etmek
throw a spanner in the works v. engellemek
throw a monkey wrench in something v. mani olmak
throw a monkey wrench into the works v. mani olmak
throw a monkey wrench into the works v. pişmiş aşa su katmak
throw a spanner in the works v. tekere çomak sokmak
throw a monkey wrench into the works v. işi bozmak
throw a spanner in the works v. taş koymak
throw a spanner in the works v. pişmiş aşa su katmak
throw a spanner in the works v. içine etmek
throw a monkey wrench into the works v. tekere çomak sokmak
throw a fit v. çileden çıkmak
throw a fit v. çok öfkelenmek
throw a fit v. aşırı sinirlenmek
throw a party v. parti düzenlemek
throw party twice a year v. yılda iki kez parti vermek
throw a game v. (maçı/müsabakayı) bilerek kaybetmek
throw a game v. kasten yenilmek
throw someone for a loop v. birini çok şaşırtmak
throw someone for a loop v. aklını başından almak
throw someone for a loop v. birini şok etmek
throw someone for a loss v. şaşırtmak
throw someone for a loss v. dili tutulmak
throw someone for a loss v. kafasını karıştırmak
throw a party for someone v. birisi için bir parti vermek/düzenlemek
throw a punch v. yumruk atmak
throw a punch v. yumruk savurmak
throw a spanner in the works (brit) v. işlere köstek olmak
throw a monkey wrench in the works (usa) v. işlere köstek olmak
throw a wrench in the works (usa) v. işlere köstek olmak
throw someone a curve/curveball v. yanıltmak
throw someone a curve/curveball v. falsolu atmak
throw someone a curve/curveball v. ters köşeye yatırmak
throw someone a curve/curveball v. şaşırtmak
throw someone a curve/curveball v. kandırmak
throw someone a curve/curveball v. falsolu vurmak
throw somebody into a tizzy v. heyecanlandırmak
throw somebody into a tizz v. heyecanlandırmak
throw somebody into a tizzy v. telaşlandırmak
throw somebody into a tizz v. telaşlandırmak
throw someone a bone v. ağzına bal çalmak
throw someone a bone v. ağzına bir parmak bal çalmak
throw a temper tantrum v. öfke krizi geçirmek
throw a wobbler/wobbly v. tepesi atmak
throw a temper tantrum v. öfke krizine girmek
throw someone a bone v. ödül/mükafat vermek veya şevklendirmek
throw someone a bone v. (mecazi) birini görmek
throw someone a bone v. uzun bir bekleyişten sonra biriyle ilgilenmek
throw back a few pints v. birkaç kadeh içmek
throw back a few pints v. birkaç bira içmek
not having a pot to piss in nor a window to throw it out of v. çok fakir olmak
throw someone a curve (us) v. tersköşe yapmak
throw someone a curve (us) v. yanıltmak
throw someone a curve (us) v. birine beklemediği bir soru sormak
throw a fit v. dinden imandan çıkmak
throw a wobbler/wobbly v. dinden imandan çıkmak
throw someone a bone v. birini önüne kemik atmak
throw a block v. (amerikan futbolunda) atak yapan oyuncuyu durdurmak için oyuncunun üzerine atılmak
throw a bone v. ağzına bir parmak bal çalmak
throw a kiss v. öpücük atmak
throw someone a kiss v. öpücük atmak
throw a wet blanket over something v. … limon sıkmak
throw a wet blanket over (something) v. … limon sıkmak
throw a wet blanket over (something) v. bir şeyi daha az keyifli/başarılı ya da önemli hale getirmek
throw a wet blanket over something v. tadını tuzunu kaçırmak
throw a wet blanket over something v. bir şeyi daha az keyifli/başarılı ya da önemli hale getirmek
throw a wet blanket over (something) v. tadını tuzunu kaçırmak
throw a veil over something [written] v. konuyu kapamak
throw a veil over something [written] v. söz etmekten kaçınmak
throw a veil over something [written] v. üstünü örtmek
throw a veil over something [written] v. konuyu geçmek
throw a veil over something [written] v. gizlemek
throw a veil over something [written] v. üstüne perde çekmek
throw a veil over something [written] v. bahsetmek istememek
throw a hissy fit v. sinirden deliye dönmek
throw a hissy fit v. çok sinirlenmek